Köşe Yazıları

Yolculuk ve Hüzün

Yolculuk ve Hüzün

Her yolculukta biraz da hüzün taşınır.

Sahi yolculuk nedir?

Bir yerden uzaklaşmak mı, bir yere kavuşmak mı?

İnsan bir yerden niye uzaklaşır? Vardığı yerlerde huzura kavuşur mu? Yolculuk kaçmak ise; kaçtığımız şey ne ise gerçekten ondan kurtulmuş olur muyuz?

Sebebi ne olursa olsun, her yolculukta bir yanıyla hüzün de taşınır. Yolculuk aynı anda hem ayrılığın, hem de kavuşmanın ortak adıdır.

Sevdiklerimiz kavuştuğumuzda ardımızda kalanlara içimiz burkulur. Şairin “Gitmek mi zor, kalma mı zor” demesi belki bunun içindi.

Her yolculuğun sırrı içinde saklıdır. Eskilerin “Doğduğun yerde değil, doyduğun yerde yaşar insan” demesiyle daha hız kazandı yolculuklar.

Doyulan bu yerin diğer adı ise gurbetti.

Geride bıraktığın ise sıla…

Ferman dinlemediği söylenilen gönül, taa uzaklarda birine meftun olunca bir ayrılık daha başlar. Hani “Hem ağlarım hem giderim” dedikleri bir ayrılık. Bu ayrılığın yolculuğu insanı ikiye böler. Gittiğin yerdekiler, ardında bıraktıkların

Bir şeyler ağır basar ve siz bir yerlerde kalırsınız. O kalış zamanla içinizde bir sızıya bırakır yerini. Ataların “Boşa koysan dolmaz, doluya koysan almaz” misali.

İş döner dolaşır yolculuğa gelir. Bütün suçlu oymuş gibi.

Ve kâh aklın, kâh kalbinin bir yanı geride kalarak gidersiniz, kalbinizin diğer tarafına doğru…

Dünya denilen yer hasret makamıdır.

Dünya denilen yer yolculukların başlayıp, yolculukların bittiği yerdir.

Neyse…

Yolculuk hem ayrılığın, hem kavuşmanın ortak adıdır.

Bir bakıma nereye gittiğinize bağlı…

Veya; ardınızda ne bıraktığınıza…

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL