Köşe Yazıları

Yalan dünya…

Yalan dünya…

Belki bir film gelir şehre…

Filmler de iyi karakterler kazandığında bu çoğunluğu mutlu eder. Deyim yerindeyse içindeki yağlar eriyiverir..

Bunun bir anlamı da, o iyi karakterin içimizde iyi yönlere dokunması ve açığa çıkması hâllerinin de bir parçası oluşudur..

Peki gerçek hayat dediğimiz bu alem de işler nasıl yürüyor ?
Böyle yürümediği veya yürütülmediği kesin!

Rolünü iyi oynayanların dünyası bu dünya, ağzı iyi laf yapanların, bir sıfat veya para için ruhunu satanların dünyası…

Birçok şey göstermelik; bu deyimi kullanmak her ne kadar hoş olmasa da, körler sağırları ağırlıyor şeklinde!

Görünüşte bir çok insan iyi, güzel ve hoş; oysa bir iş yaptığınızda, çıkarına ters düştüğünüzde, işlerine yarar sağlamadığınızda, kuyruğuna bastığınızda, aklınız başınıza geldiğinde daha net görüp duyuyor ve anlıyorsunuz ki; birçok şey yalandolan…

Etrafına bakınıyorsun; kendini bir şekilde idame ettirenler, bunun gayretinde olanlar ve kendisinin dışında maskelerin ardına sığınan gruplara gözün ilişiyor.
Nedir ne değildir şeklinde sorguluyorsun hayatı ve tüm bu olup bitenlere anlam vermeye çalışmanın zamanla ne kadar gereksiz olduğuna kanaat getiriyorsun.
Sonra ne mi oluyor?
Demliyorsun çay veya kahveni, kendine bir köşe edinip kendi kıyametine dair sonu beklemeye koyuluyorsun..

İç ses durmuyor, vicdan rahatsız ediyor; böyle olmamalı, mutlaka yapacak bir şeyler olmalı diyor!
Olmalı…
Bu yaşamın bir bedeli olduğu kadar, bir amacı da olmalı…

Görüp duyduğunuz her şey bir illüzyon, tüm yaşam nefeslerin bütünlüğünde gizlidir…

~Sevgiler~

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL