Köşe Yazıları

Vazodaki çiçekler tez solar

Bazen çok şey göründüğü gibi değildir. Görüntü gözle ilgilidir. Şekil, boy, renk, desen… Hepsi göze hitap eden şeyler. Bunun için süsleme sanatı, resimler, kıyafetler ve her türlü tezyinat göze hitap..

Vazodaki çiçekler tez solar

Bazen çok şey göründüğü gibi değildir.

Görüntü gözle ilgilidir. Şekil, boy, renk, desen… Hepsi göze hitap eden şeyler. Bunun için süsleme sanatı, resimler, kıyafetler ve her türlü tezyinat göze hitap eder.

Göz, kendi usullerine göre tercih yapar. Bu tercihlerde zamanın, mekânın önemi fazladır.  Aslında “göz” algının kaynağıdır.

Göze ne öğretilirse seçimi ona göre yapar.

Günümüzde zayıflık yani vücutça az bedenli olmak makbul görülen bir şeydir. Çünkü o yönde şartlandırıldık. O zaman kilolu kadın ve erkek ideal dışı kabul edilir ve göz bu durumda kararını verir. “Güzel veya yakışıklı değil…”

Hâlbuki eskiden daha farklı düşünülürdü. Zayıflık “cılız” hükmünde olup tercih edilmezdi. Yani tamamen algı ve öğretilmişlik var işin içinde.

Yani göz seçicidir. Kalıcı olan gönüldür. Çünkü gönül şekle göre tercih etmez. Vasfa göre tercih eder.

Siz bir vazodaki çiçekleri masanızda görmekten hoşnut olabilirsiniz. Ne zamana kadar? Elbette solana kadar. Ancak vazodaki çiçekler, bahçedeki çiçeklerden daha hoş görünse de ömrü az olur. Yani çabuk solar.

Solan bir çiçeğe göz değer vermez. Solan hiçbir şeye göz değer vermez. Şayet vazodaki çiçekler gönül ile sevilseydi solduğunda çöpe değil de kitap arasına konurdu. Aradaki fark budur.

Bu fark hiç de yabana atılacak fark değildir. Göz bencildir. Göz o ‘an’a göre karar verir. Göz, bıkar ve bıktığı zaman terk eder.

Göz, estetikçidir. Her kıyası mukayeseden ibarettir.

Gönül, vefalıdır. Kararından vazgeçmez.

Kısaca; göz seçici, gönül sabittir.

Her şey gönlünüzce olsun efendim.

 

 

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL