Köşe Yazıları

Ünlü kimlere denir?

İnternetle birlikte sosyal medya bizi kâh bilgilendiriyor, kâh yanıltıyor, kâh kandırıyor. Kime sorsan “Doğru kullanmak lazım” diye “mühim” bir laf ediyor. Son zamanlarda “Sosyal deney” adı altında çekilmiş videolar; sanki..

Ünlü kimlere denir?

İnternetle birlikte sosyal medya bizi kâh bilgilendiriyor, kâh yanıltıyor, kâh kandırıyor. Kime sorsan “Doğru kullanmak lazım” diye “mühim” bir laf ediyor.

Son zamanlarda “Sosyal deney” adı altında çekilmiş videolar; sanki ülkenin tamamı öyleymiş gibi bir algıya sebep veriyor. Buna da “farkındalık” diye bir ad takmışlar.

Popüler kültür diye adlandırdığımız ve ne kadarı doğru olduğu bilinmeyen bazı bilgiler sunuluyor bize. Eskilerin “malumatfuruşluk” diye tanımladığı hiçbir faydası olmayan bilgiler bunlar. Bir de gazetecilik ağzı ile mühim bir şeymiş gibi sunmaları yok mu?

Geçenlerde Trabzonlu ünlüler diye bir videoya rastladım. Karadenizli olmanın verdiği merak ile kim olduklarını öğrenmek istedim.  Vatandaş “ünlü(!)” olarak addettiği kişinin fotoğrafı sayfada görünürken arkadan bir ses “Trabzon doğumlu” veya “Aslen Trabzonlu” diye bizi bilgilendiriyor.

Saydıklarının tamamına yakın ses sanatçısı. Birkaç tanede de sporcu var.  Ne bir ressam, ne bir ilim adamı, ne tanınmış bir yönetici, ne bir yazar yok. İçimden “Ünlü olmak için şarkıcı olmak gerekiyor her halde” diye geçirdim.

Sonra aklıma ünlü yazar Nazan Bekiroğlu geldi. Ünlü dedimse yukarıdaki ünlü sınıfından değil. Zaten orada sayılanların çoğu şimdi de tanınmazken, Nazan Bekiroğlu Kültür ve Edebiyat tarihindeki yerini şimdiden aldı bile. Bana göre yaşayan en büyük Türk yazarlardan biri. Başka bir değişle an itibariyle Türk dünyasının yaşayan en büyük yazarlarından…

Son kitabı Kehribar Geçidi hariç bütün kitaplarını okudum. Varlığı ülkemiz için son derce kıymetli.  Bir atalar sözünde “Altının kıymetini sarraf bilir” diye bir ifade vardır. O misal günümüz nesline sahnede bağırıp çağıran kişileri “sanatçı namıyla maruf” gösterilirken,  bundan sonraki kültür hayatımızda ebediyen yaşayacak olanları ya görmezlikten geliniyor ya da bilinmiyor. Bilinmemesi cehalet, görülmemesi ise gaflettir.

Yeni nesil yani günübirlik yaşamaya özendiriliyor. İsmini de “An’ı yaşamak” deniliyor. Ne geçmişten haberi var, ne gelecek hakkında görüşleri.

Ancak bu vasıflarda dünyamızda çok canlı türü var…

Mazi insanın parçasıdır.

Yahya Kemal Beyatlı; “Kökü mazide olan atiyiz” derken günümüz insanını kastetmedi sanırım. Çünkü çok kişinin ne kökünden haberi var, ne gelecekten.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL