TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 355.226
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 27.197
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 221
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 20.458
Köşe Yazıları

SÜKÛTUN KAYNAĞI

Söz ve sükût üzerine çok şey söylenmiştir… Bunlardan “Söz gümüşse, sükût altındır” en meşhurlarındandır… Mecliste arif ol, kelamı dine El iki söylerse sen bir söyle… Yine yukarıda az konuşmanın önemi..

SÜKÛTUN KAYNAĞI

Söz ve sükût üzerine çok şey söylenmiştir…

Bunlardan “Söz gümüşse, sükût altındır” en meşhurlarındandır…

Mecliste arif ol, kelamı dine
El iki söylerse sen bir söyle…

Yine yukarıda az konuşmanın önemi üzerinde duruluyor…

Ancak sükûta farlı manalar yüklendiği de oluyor…

“Sükût ikrardan gelir” sözü bunlardan biridir…

İkrar yani tasdik etmek…

Eskiden kızıyla evlenmek istenler dünür olarak gelince kızın babası kızına dönerek “Kızım sen ne dersin” diye sorduğunda; talip olunan kız, hiç sesini çıkarmaz susardı…

Çünkü “evet” diyemez, o günün şartlarında ayıp sayılırdı…

Hayır dese ret etmiş olacaktı…

Susmak bir cevaptı ve “Ret etmiyor” olarak algılanırdı…

Yani; “Sükût ikrardan gelir” sözü “evet” manasında da girmiş oldu hayatımıza…

Bazı şeyleri kabul etmenin zor olduğu zamanlara aitti yani…

Peki, şimdi öyle mi ya?..

Şimdi sükût ikrardan değil, itirazdan geliyor…

Susmak eskilerden evet demek olduğu kadar, günümüzde de hayır demek oluyor…

Çünkü herkes her şeye “hayır” diyemiyor. Evet de dememek için susuluyor…

Söz mü, sükût mu?..

Çık işin içinden!..

Bence kavramlar bile zamanla manasını değiştirebiliyor…

“Dil”in çok önce “gönül; günümüzde “lisan” olarak adlandırılması gibi…

Bir mısra ile bitireyim yazıyı, kim nasıl anlarsa anlasın artık!..

“Dil yaresini andıracak yâre bulunmaz.”

Sustum…

Zeki ORDU

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL