Köşe Yazıları

SEVGİNİN DİLİ

SEVGİNİN DİLİ

Merhaba…

Uzaklardan bir ses…

Genelde yerel basında yazanlar; ya orada yaşayan, ya da oralı olduğu halde gurbette olanlardan olur…

Ben sizlere biraz uzaklardan yazacağım…

Bir nevi tanışma yazısı olacak…

Ordu’nun Ünye ilçesinde yaşıyorum…

Oralara hayli uzak yani…

Ancak bu ülke üzerinde aynı hislere sahip, aynı kültür hamuruyla yoğrulmuş, aynı medeniyetin farklı coğrafyalarında yaşayan insanlarıyız…

Örfi olarak bazı farklılıklarımız olacaktır…

Yemeklerimiz, kıyafetlerimiz, ziraatımız, iklimiz…

Ancak aynı medeniyete mensup kişiler olarak ortak yanlarımız çok…

Bugünden itibaren aynı sayfaları paylaştığımız için buradaki yazarlarımızın da yazılarını okumuş olacağım…

Az da olsa bir bilgi akışı ve kültürel etkileşmeler olacak aramızda…

Doğu Karadeniz’den esintiler ulaşacak sizlere…

Bazen eskilere gideceğiz…

Bazen bir eşyanın portresi kaleme alınacak…

İnsana ve hayata dair cümleler okuyacaksınız…

Mekânları farklı olup gönülleri aynı olan kişiler olacağız yer yer…

Aynı tavanın balığıyız yani…

Yazı, tarihe kayıt düşmektir…

Kelamı kaleme almak, düşünce ve hisleri yarınlara taşımaktır…

Cemil Meriç “Kitap istikbale yollanan mektup” demiyor muydu?..

Sevgi diliyle konuşan ve yazan herkesin içinde husumet olmaz…

Ayrıca dünyanın hiçbir ülkesinde tek kelime ile tercüme edilemeyen “gönül” diye bir kelimemiz var bizim…

Tarifi ve tanımı yapılamayan…

Bazen kederlerimiz bile bize yoldaş olur…

Bazen yalnızlıklarımız bize arkadaş olur…

Hüzünlerimiz dostumuz bile olur bazen…

Anadolu coğrafyasında yaşayan insanların dünyanın hiçbir yerinde olmayan özellikleri vardır…

Biz hem geçmişimize, hem de hayallerimize çok şey sığdırmış milletiz…

Bu ilk yazımda özel bir konuyu ele almak istemedim…

Bundan sonraki yazılarıma hangi konuyla başlar, hangi konuyla devam ederim bilmiyorum…

Ergenlik dönemim dışında yarım asrı geçmiş hayatımdan arda kalan neler varsa ve hatırıma neler gelirse onlardan bahsederim biraz…

Şair Nabî “Sen gelmeyince hatıra bilsen neler gelir” dememiş miydi bir mısraında…

Biz de o an aklımıza neler geliyorsa onu yazacağız, becerebildiğimiz kadarıyla…

Kaynağımız insan…

Yani gönül…

Gönlün dili her yerde aynı…

O da sevgi…

O zaman bu ilk yazıyı Yunus Emre ile bitirelim:

“Sevelim, sevilelim, dünya kimseye kalmaz…”

Hoşça bakınız zatınıza efendim…

Tekrar buluşmak üzere…

Zeki ORDU

zekiordu.zekiordu@gmail.com

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL