TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 214.957
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 5.012
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 53
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 4.194
Köşe Yazıları

NEYE YARIYOR BU YAYA GEÇİTLERİ..?

Gerçekten de artık çok merak eder oldum, Adapazarı’ndaki yaya geçitlerinin neye yaradığını!.. Durup dururken nerden çıktı şimdi bu konu; başımızda Korona, ölümler, işsizlik, parasızlık, onca dert – sıkıntı varken, dediğinizi..

NEYE YARIYOR BU YAYA GEÇİTLERİ..?

Gerçekten de artık çok merak eder oldum, Adapazarı’ndaki yaya geçitlerinin neye yaradığını!..

Durup dururken nerden çıktı şimdi bu konu; başımızda Korona, ölümler, işsizlik, parasızlık, onca dert – sıkıntı varken, dediğinizi duyar gibiyim…

Ancak hiçte öyle sanıldığı gibi durup dururken çıkmadı bu konu…

Gelin, şimdi sizlere neden bu konuyu gündeme getirdiğimi, neden sizlerle paylaşmak istediğimi anlatayım…

İnanıyorum ki; o zaman beni, söylemek istediklerimi daha iyi anlayacak, bana da hak vereceksiniz…

Korona salgınından dolayı; verilen 17 günlük yasağın yavaş yavaş kaldırıldığı bu günlerde, ben de birkaç işimi yapabilmek için çarşıya gittim…

Nasıl bir trafik, nasıl bir kalabalık, nasıl bir insan seli var; arabalar, insanlar keşmekeş Adapazarı caddelerinde…

Bana göre; trafikteki vurdumduymazlık, trafiğin – trafik kurallarının hiçe sayılması, insan hayatının hiçe sayıldığı unsurların en başında geliyor…

Öyle ki; trafikte ne kural tanıyan var,  ne cana kıymet veren…

Yaya geçitlerinin, trafik ışıklarının, kuralların trafikte bir yeri, bir önemi var mı, yok mu diye kara kara düşünür oldum…

Ve bu konuyu köşeme taşımaya, sizlerle paylaşmaya karar verdim.

Gördüklerim, yaşadıklarım öyle inanılmaz ki, “Yok artık, pesss!.” dedirten türden…

Sanki yaya geçitleri, yayalar için değil, arabaların hız arttırma platformu ilan edilmiş ve arabalar yayaların geçmesini değil, yayalar arabaların geçmesini bekliyor bu şehirde!..

Yaya geçitleri de sanki konu mankeni,  yolun ortasında çizgi çizgi beklemede sadece…

“YOLA ATLAMASANA BE ABLA!..”

Adapazarı’ nın o işlek caddelerinin birinde;

Yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmek isteyen genç bir kadın ve yanında da çocuğu. İşin tuhaf yanıysa, yaya geçidinde trafik lambası varken ve de yayalara “YEŞİL IŞIK” yanarken yaşanmış olması…

Trafik lambası yeşil yanınca, doğal olarak karşı tarafa geçmek için, yaya geçidini kullanmak istedik hepimiz.  Ve ne olduysa o anda oldu…

Genç kadın ve çocuğu, benim önümde yürümekteydiler ve çocuk da annesinden az daha önden önden gitmekteydi ki, araba yaya geçidini – yeşil ışığı hiçe sayıp ihlal ederek, hız kesmeden ilerlemeye devam edince, neredeyse çocuğa çarptı…

Şükür ki, annesi Hızır gibi yetişip çocuğunu bir kartal edasıyla kaptı, kıl payı kurtardı evladını ezilmekten…

Hepimiz; daha olayın şokunu üzerimizden atamamışken, “Yola atlamasana be abla… bip bip bip!.” sözleriyle irkildik…

İnanın, sanki başımdan kaynar sular döküldü. Bu nasıl bir pişkinlikti, nasıl bir aymazlıktı böyle..

Durup, bir şey oldu mu diye sormasını da geçtim, üstüne üstlük bir de suçlayıcı o çirkin cümlelerini de salya akıtarak havlayan köpek gibi, hiç bir şey olmamış gibi, suçlu – hatalı olan o değilmiş gibi, korna da çalarak, oradan uzaklaştı!..

Şaşkınlığım, üzüntüm bin kat daha arttı gördüklerim, duyduklarım karşısında.

Kimsenin umurunda değildi sanki bir benden bir de korkan anne ve çocuğundan başka…

Öyle bir şey hiç yaşanmamış gibi, herkes devam etti hayatına!..

Ne kadar normal, ne kadar alışılagelmiş ve de ne acıdır ki; ne kadar da uzağız trafik kurallarına, insanlığa…

Şimdi bir yetkiliye ulaşsın istiyorum bu sorum ve soruyorum sorumu : NEYE YARIYOR BU YAYA GEÇİTLERİ?..

Birgül SOYTÜRK

YORUMLAR (1)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL