TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 213.297
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 5.091
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 63
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 4.219
Köşe Yazıları

Murat MALKOÇ ile Bitkilerle Doğal Yaşam…

Bu bitkiler Covid-19’a karşı. Son yüzyılda ikinci plana attığımız ve yerine sözde en iyisi diye fabrikasyon hayatı tercih ettiğimiz… Birde yetmezmiş gibi koca karı ilaçları diye binlerce yıldır tedavilerin en..

Murat MALKOÇ ile Bitkilerle Doğal Yaşam…

Bu bitkiler Covid-19’a karşı.

Son yüzyılda ikinci plana attığımız ve yerine sözde en iyisi diye fabrikasyon hayatı tercih ettiğimiz…
Birde yetmezmiş gibi koca karı ilaçları diye binlerce yıldır tedavilerin en doğalını değişik dezenformasyonlarla hayatımızdan çıkardığımızı ele alalım…
Ne dersiniz?..
Doğu Asya’da hâlâ gözde olan ve alternatif tıp diye açıklanmadan gerçek tıp diye değerlendirilen doğal yöntemler insanların biraz daha insan olarak kalmasını saglamışa benziyor…
Uluslararası para baronlarının kurdurduğu fabrikalar, devamında çocuklara eğitim diye daha çok devşirmek için ve anne baba aile faktöründen uzaklaştırmak için okullar, hazır gıdalarla zehirlenen bedenleri sözde tedavi, aslında ise daimi müşteri gören hastaneler; ne güzel bir düzen degilmi?..
Garip yada hikaye gelebilir ama bu dediklerimin her birisi gerçek…
İnanmak canımızı acıtsa da tamamiyle gerçek…
Modern hayatın neresi kötü diyebilirsiniz, katılırım da, modernite diye tüketim toplumu olma kısmına tamamiyle karşıyım…
Okulların gerçek manada toplumla örf ve ananelerle barışık milli ve gerçek eğitim olanına neden karşı olalım…
Ya da hasta olanın gidip şifa bulduğu şifahanelere neden karşı olalım…
Tabiata ve insan doğasına aykırı olmayan seri ve kaliteli üretim enstitülerine neden karşı olalım….
İnsan hayatını kolaylaştıran, aksine kölelik sistemine karşı olan her sistemi bizler de isteriz…
Ama olanlar…
Ya gerçekler…
Bizim yaşımızdakiler bilir, eskiden yerlimalı haftası vardı…
Şimdi kilişe söz gibi gelmesin…
Ozamanlar düşüp bir yerimizi incittiğimizde, yeşilliğin içinden kekiği alıp güzelce ezip yaraya sürdüğümüz zamanlardı bu dediğim zamanlar..
Yani bir nesil bile gitmediği zamanlardır, dediğim zamanlar…
Şimdi ise antibiyotik ve benzeri kimyasallar ile hemen daha da derinlemesine zararlar bırakan sözde tedaviler sunuluyor önümüze…
Peki hiç sorguladınız mı ? Neden önleyici tıp diye bir birim ülkemizde faaliyette değil…
Anaokulundan sonra gelişen dönemlerde, tüm hayatın yapması gerekeni otomatik hafızaya kaydettirmek neden bu millet için çok görüldü?..
Düşünsenize, dünya’da bitki florasında en önde olan ülkemizde doğa cahili bir neslin yaşadığını biliyor musunuz?..
Mesela bana bazı danışanlarım soruyorlar; ne yapabiliriz bu corona ve benzeri durumlarda diye…
Buradan birkaç örnek anlatayım, bakalım kaç kişinin dikkatini çeker…
Bilemem ama, yinede belki birilerinin faydasına olur…
Corona ve benzeri virus veya mikropla ilintili durumlarda bedenin arindırılıp güçlendirilmesi gerekmekte…

Birinci tavsiyem 3 günlük su orucu tutulması…
Bu dayanıklılığı kendinizde göremiyorsanız o zaman et ürünlerinden ve hazır gıdalardan 3 gün kendinizi sakının…

İkinci tavsiyem, Hatay’ın Samandağ Bölgesini ben severim, mümkünse oradan sipariş ederim..
Bulabilirseniz zahter kekiğini bir bardak suya bir yemek kaşığı koyup kaynamaya bırakın…
Buharını burundan içinize çekin derin derin, sonrasında suyun ılımasını bekleyin.
İçine süzüldükten sonra bal da ilave edebilirsiniz; sabah akşam şifa niyetine içiniz…
Bu dünya’daki antibiyotiklerin yan tesiri olmayan en doğalıdır aynı zamanda…

Üçüncü tavsiyem ise udu hindi yağ, bunu kendim de üretmeme nazaran sizler isteğinize göre bulup sabah, öğlen ve akşam bir yemek kaşığı yemeniz, safra böbrek taşlarını giderme ihtimalinin yanında epey faydasını görürsünüz…

Dördüncü tavsiyem ise Udu Hindi Hindi Bal, bunu özellikle hastalık dönemlerinizde kullanmanızı özellikle tavsiye ederim…
En azından bir yemek kaşığı yemeniz konusunda, vücudu dinç tutup kuvvet vermesi, ayrıca temizliyor oluşunu kendimden biliyorum…
Kendime de uyguladım, güzel sonuçlar verdi…

Beşinci tavsiyem ise, eğer ki nefes alma vermenizde sorun varsa, nane yağı en fazla 4 damla günde olmak üzere ağzınıza damlatın ve burundan derin nefesler almaya çalışın. Ciğerlerinize inen havayı hissedeceksiniz…
Mart başında böyle sıkıntılar içindeyken yaptığım ve çok şükür hastahaneye gitmeden evimdeki şifahanemden nasiplendigim örneklerdir bu yazdıklarım…
İnşaAllah sizler de faydasını bulur görürsünüz…
Doğa ile uyumlu, özgür ve huzurlu bir şekilde mutlu günler dilerim…
Kalın sağlıcakla…

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL