Köşe Yazıları

Muhtarlar Günü kutlu olsun

Muhtarlar Günü kutlu olsun

Ülkemi çok seviyorum,
Ülkeme hizmet etmek en büyük tutkularımdan birisi şüphesiz,
Bu tutkumu bir köy okulunda Anadolu’nun ücra bir yerinde henüz bilemediğim bir yörede yaşayan minicik çocukların eğitimi için katkı yapacağım bir şekilde yaşamak istiyorum.
Böyle düşünüp hayal ederken uyumuşum aslında çok heyecanlı olduğumdan sabaha kadar uyuyacağımı hiç zannetmiyordum.
O güzel gecenin sabahında ezanla birlikte uyanmıştım yavaş yavaş kendimi hazırlıyordum. Bu gün benim için çok büyük bir gündü okulum bitmiş sınıf öğretmeni olarak kura çekimi olacaktı, aynı okuldan mezun olduğum bir kaç arkadaşımla kura çekilecek salona gidecektik.
Kalbim küt küt atmaya başlamıştı Yarabbi bu nasıl bir heyecan diyordum kendi kendime. Nasıl heyecanlanmayayım? bilmediğim tanımadığım bir yerde yeni bir hayata başlayacaktım, Bunları düşünmek bile garip geliyordu bana.
Korkuyor muyum?
Heyecan mı duyuyorum?
Başarılı olacak mıyım?
Gittiğim yeri sevip sevilecek miyim?
Aman ne oluyor dedim kendi kendime, en büyük idealime kavuşacağım gün.
Zaman nasılda geçmişti… Arkadaşlarım beni almaya gelmişlerdi hemen hazırlanıp dışarıya çıktım selam verip aracın ön koltuğuna oturdum.
Beyler günaydın
Bu gün hepimiz için büyük gün,
Kader günümüz
Hakkımızda hayırlısı olsun dedim.
Hep birlikte Amin inşallah dediler, onlarda çok heyecanlıydılar.
Nihayet kura çekilecek salonun önüne gelmiştik yüzlerce öğrenci veli müthiş bir kalabalık arasında yerimizi aldık. Büyük bir uğultu vardı bir taraftan sahnede hazırlık yapılıyordu. Yetkililer kendi aralarında konuşuyorlardı. Herkes birbirine şans diliyordu nefesler tutulmuştu beklenen an gelmiş bir yetkili elinde mikrofon samimi bir şekilde kelimeleri seçerek öğretmenlik mesleğinin inceliğini atanacağımız yerdeki hal ve davranışlarımızın ne şekilde olması gerektiğini anlatıyordu ,
Şimdiden heyecan başlamış başka bir moda girmiştik.
Kuralar çekilmeye başlamıştı.
Müthiş şeyler oluyordu. Salonda sevinç ve hüzün aynı anda yaşanıyordu.
Nihayet kuralar çekilmiş salon boşalıyordu tanıdık arkadaşlar bir araya gelmiştik,
Veli neresi dedim Erzurum’un bir köyü.
Çetin sen nereye demeden Çukurova dedi
Ben ismini duymadığım bir yere kura çekmiştim,
Bir garip duygu kapladı içimi köyün ismi kalbimin ortasına oturuvermişti sanki.
KINALIKUŞ:
Çok güzel bir isim dedim yavaşça inanılmaz mutlu olmuştum ,Huzur bulmuştum kendimi bu köyün çocuklarına adayacağım dedim arkadaşlarıma. Bizde dediler .Bu ülkeye çok şey borçluyuz bu devlete çok şey borçluyuz, borç ödeme zamanı geldi dediler.
İki adım ötede pirifani görünümlü bir yaşlı amca bir kaç kişiyi toplamış onlara bir şeyler anlatıyordu bizi de yanına çağırdı. Hepimize hayırlı olsun evlatlar dedi. Gayet Müşvik bir eda ile bu gün yarın tez zamanda görev yerlerinize gideceksiniz sizi hiç tanımadığınız yerde ne gibi sıkıntılar güçlükler bekliyor belli olmaz asla moralinizi bozmayın kendinize güvenin saygılı ve güler yüzlü olun sevgi köprüsünü kurun ki sizde bu köprüden geçin dedi.
İkinci olarak gittiğiniz yerde önce devlete uğrayın o size sahip çıkar dedi. Allah Allah anlamamıştım ne devleti demeden Bu güzel insan açıklayıverdi Devleti: Devlet dedi gittiğiniz yerlerdeki muhtarlar dedi Muhtarlar köylerde mahallelerde Cumhurbaşkanını temsil eder yani devleti temsil eder dedi.
Gerçekten de  hiç düşünmemiştim, ne güzel bir sistem Cumhuriyet ne güzel bir yönetim en ücra köşede bile devlet erkanı var ”Muhtarlarımız” var dedim.
Köyüm iç Anadolu’da Ilgaz Dağı eteklerinde bir akarsu kenarında yeşil alanı çok bağı bahçesi çok envayi türlü kuşların barındığı konakladığı bir yer.
Köyüm hakkında yeterince bilgi almıştım hoşuma da gitmişti valizimi hazırlayıp Başkentten yola çıkmıştım önce Vilayete sonrada köyün otobüsüyle köye doğru gidiyordum yaklaştıkça Ilgaz dağlarının güzelliği kendini gösteriyordu Aklıma ilk okul sıralarında öğrendiğim:

ILGAZ ANADOLU’NUN
SEN YÜCE BİR DAĞISIN

isimli şarkı aklıma gelmişti Köyün arabasında on iki kişi daha vardı şehirden bir şeyler almışlar hepsinin ellerinde paketler vardı İlk arabaya bindiğimde beni tepeden tırnağa süzmüşlerdi bunu fark edince kendimi tanıtmıştım. Çok memnun olmuşlardı beni iyi karşılamışlardı bu durum çok hoşuma gitmişti.
Köye yaklaştıkça heyecanım artmıştı ne olacaktı nerede kalacaktım ne yiyip ne içecektim yakın bir zamanda okullar açılacaktı bunları düşünürken aracın şoförü hocam biraz sonra köye gireceğiz köyümüzün muhtarı seni bekliyor dedi ve nihayetinde köye yetiştik girişte köyün çeşmesi vardı köyde yaşayanlar su ihtiyaçlarını buradan karşılıyorlardı o bakımdan çeşmenin etrafı kalabalıktı araç durunca aşağıya indik bir delikanlı hepimize su ikram etti kana kana içtik.

Araç şoförü hocam burada bekle muhtara haber vereceğim seni buradan alır dedi ve gitti.

Nihayet köye köyüme gelmiştim bir kenara geçip bir taşın üzerine oturdum biraz yorulmuşum pınardan akan su sesi beni dinlendirmişti çok geçmeden 45-50 yaşlarında kaytan bıyıklı uzun boylu bir beyefendi Öğretmen köyümüze hoş gelmişin sefalar getirmişin dedi elini uzattı tokalaşmıştık.
Nihayet dedim içimden bu ücra köşede Devletin eli elime değdi Devletin şefkatli güvencesi beni kuşattı dedim.
Muhtarı tanır tanımaz çok sevmiştim sanki beni çok önceden tanıyor gibi davranışına bitmiştim sanki Hadi kalk bakalım öğretmen dedi eve gidiyoruz bu gece misafirimsin yarın okulun lojmanı var oraya yerleşir çalışmaya başlarsın dedi.
Muhtarın evine gelmiştik Hanımı bizi kapıda karşıladı belli ki böyle misafirlere alışıktı nede olsa devlet erkanının eşiydi Ev bahçe içerisinde Dört beş odası olan önünde büyük balkonlu bir evdi sofra balkona kurulmuştu ,
Nihayet sofraya oturduk büyükçe kızarmış bir horoz bulgur pilavı ayran salata vs. Başka şeyler ve mis gibi kokan köy ekmeği bizleri bekliyordu sanki Muhtar ben geleceğim diye kendi beslediği kocaman bir horozu kesip bana ikramda bulunmuştu.
Güler yüzlü bu güzel Anadolu insanının vasıflarına cömertlik te ne güzel yakışmış dedim.
Yemekleri yedik üzerine kahveleri içtik muhtarla geç vakte kadar sohbet edip birbirimizi tanıdık.
En büyük oğlunun askerde olduğunu iki çocuğunun yanında olduğunu ve ilkokula gideceklerini söyledi.
Muhtarlığı çok severek yaptığını
Yerine göre öğretmen
Yerine göre cami hocası
Yerine göre PTT şubesi
Yerine göre nüfus müdürlüğü
Yerine göre ildeki ilçedeki elçi
Yani ne kadar temsil vasfının olduğunu anlatıvermişti bir çırpıda.
Gittikçe muhtarın muhtarlığın ne kadar önemli bir meşguliyet olduğunu idrak ediyordum kura çekildiği gün bizlere muhtarın önemini anlatan amcanın söyledikleri aklıma geliyordu, ne kadar doğru söylemiş diyordum.
Geçen günlerde Muhtarın köy için nasıl koştuğunun yaşlıya hastaya öğrenciye askere giden delikanlıya düğün yapanlara seçmene nasıl yardımcı olduğuna şahit oldum.
Bu gibi hizmetleri kendi beldesi için yapan binlerce muhtara selam olsun sayıları çoğalsın .
Kendini devletin temsilcisi gibi gören vatanın birliği bütünlüğü için ilgili kurumlarla işbirliği yapan muhtarlarımız var olsunlar.
Bende yürekten bu gün kutlanan Muhtarlar gününü kutlar, Tüm muhtarlarımıza sadakatli hizmetlerinde ve insani davranışlarındaki samimiyetlerine teşekkür eder Başarılar dilerim.

Latif GÜLEÇ

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL