TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 356.661
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 28.892
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 239
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 30.336
Eğitim

Lisansüstünde sahanın problemlerine odaklanılmalı

SUBÜ tarafından düzenlenen ‘Türkiye’nin Sanayi Stratejilerinde Üniversitenin Rolü’ başlıklı söyleşiye katılan Sanayi ve Teknoloji Eski Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Hasan Ali Çelik, lisansüstü düzeylerde endüstrinin mevcut problemlerine yönelik proje bazlı..

Lisansüstünde sahanın problemlerine odaklanılmalı

SUBÜ tarafından düzenlenen ‘Türkiye’nin Sanayi Stratejilerinde Üniversitenin Rolü’ başlıklı söyleşiye katılan Sanayi ve Teknoloji Eski Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Hasan Ali Çelik, lisansüstü düzeylerde endüstrinin mevcut problemlerine yönelik proje bazlı çalışmalar yapılması gerektiğini söyledi.

Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) tarafından üniversitenin YouTube hesabından canlı yayınlanan ve Sanayi ve Teknoloji Eski Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Hasan Ali Çelik’in konuşmacı olarak yer aldığı ‘Türkiye’nin Sanayi Stratejilerinde Üniversitenin Rolü’ başlıklı söyleşi gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü SUBÜ Bilimsel Araştırma Projeler Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Akçil’in gerçekleştirdiği söyleşide; Ar-Ge faaliyetleri, proje bazlı lisansüstü çalışmalar, +1 Eğitim Modeli ve patent çalışmaları ele alındı.

Her üniversite farklı yetkinlikte
Üniversitelerin bilim ve teknoloji kaldıracını elinde tuttuklarını belirten Doç. Dr. Hasan Ali Çelik, “Bilinen bilgileri öğrencilere aktarma ve bunları yenileme misyonu da üniversitelerin elinde. Ülkemizin 81 şehrine yayılmış olan üniversitelerin her biri farklı yetkinliklere ve imkânlara sahipler. A üniversitesindeki bir imkânı B üniversitesinde kullanamıyorsak bunların ortak hareket edebileceği projeler geliştirmemiz gerekir. Üniversite yönetimlerimizin ve akademisyenlerimizin birbirlerine mevcut imkânları açmaları, ortak kullanım için öğrencilerin ve araştırmacıların da bu imkânlardan maksimum oranda fayda elde etmeleri lazım” diye konuştu.

Katkı sağlama anlayışı yeşermeli
Üniversitelerin bilginin işlenmesini de yapabilecek kabiliyette olmaları gerekliliğine değinen Çelik, “Bir üniversite bünyesinde belli araştırma merkezleri ve uygulama laboratuvarları var. Akademisyenlerle birlikte bunların tamamının bir arada olması daha faydalı sonuçlar ortaya çıkaracaktır. Bu doğrultuda insan kaynakları da faydaya yönelik olarak kullanılmalı. Öğrencilerimizin sadece derslere değil, hayata bakış açılarını da değiştirmeleri lazım. Bunların olması için Ar-Ge ve teknoloji gibi yoğun çalışmalar yapılan spesifik üniversiteler illa gerekli değil. Üniversite merkezlerinde, sanayi gruplarında, şirketlerde ve firmalarda da bu yapılabilir. Ama önce araştırmacıların ve akademisyenlerin zihinlerinin berrak olması ve üniversiteye, ülkeye, insanlığa katkı sağlayacak bir anlayışı içlerinde yeşerterek filizlendirmeleri gerekiyor

Adaptasyon ciddi fayda sağlıyor
+1 Uygulamalı Eğitim Modeli’nin başarısını bizatihi müşahede edenlerden birisi olduğunun altını çizen Çelik, “Görevim gereği zaman zaman organize sanayi bölgelerinde veya sanayi kuruluşlarındaki öğrencilerimizi ziyaretlerimde öğrencilerin adaptasyonunun ciddi derecede fayda sağladığını gördüm. Bunu iş yeri yöneticileri de söylüyorlar. Bizim bu faydayı yükseltmemiz lazım. Bunu sağlamanın yollarından birisinin öğrencilerin iş dünyasında geçirdikleri sürenin 2 döneme çıkarılması olabileceğini düşünüyorum. Tecrübeli elemanı henüz daha okuyan bir öğrenciden temin etmek iş dünyası için de büyük artı oluyor. Bu sistemi geliştiren üniversitemizi tebrik ediyor ve öğrencilerimize kolaylıklar diliyorum” ifadelerini kullandı.

Fikrin tescili oldukça önemli
Yüksek lisans ve doktora düzeylerinde proje bazlı çalışmaları takdir ettiğini vurgulayan Çelik, “Akademisyenler olarak bu düzeydeki öğrencilerimizi problem üreterek bu problemi çözdürmeye çalıştırmamalı, endüstrideki aktif problemi tespit ederek bunlar üzerine teorik ve uygulamalı faaliyetlerle çözüm odaklı çalışmalar gerçekleştirmeye teşvik etmeliyiz. Bu anlamda üniversitemizin bilgiyi üreten, bunu yayan ve araştırmalarıyla taçlandıran bir üniversite olma yolunda ilerlediğini görüyorum. Yaşadığımız sorunlardan birisi fikrin tescilini yapamıyor oluşumuz. Fikrimizi usulüne uygun ve düzenli bir şekilde yazıp, fikrin kendimize ait olduğunu tescil ettiğimizde bu işe yarar bir buluş mahiyeti taşıyorsa; gerek patent, gerek faydalı model, gerekse tasarım olarak yarınımızı şekillendiren önemli bir adım atmış oluruz.”

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL