Köşe Yazıları

İÇ(Ş)İMİZE BAKALIM

İÇ(Ş)İMİZE BAKALIM

İnsanlar, kendi hayatlarını unutup başkalarının hayatlarına adapte olduklarında kendilerine hep eksik kalırlar…

Kendini geliştiremeyen, yenileyemeyen, bir vites ileri, iki vites geri yaşayan, zihniyetleri küflü, dilleri balçık olan insanların sonu mantardır…

Bir bilgeninin de söylediği gibi; “Sizin baktığınız pencere kirli ise, başkalarının çiçekleri size solmuş görünür… ”

Hayata, insanlara bakış açımız kendi gönül penceremizden görebildiğimiz kadardır…

Kirlenmiş bir aynayla pâk olanı göremediğimiz gibi, manevî hastalıklara yakalanmış kalbimizle de, güzellikleri göremeyiz…

Güzel bakan güzel görür, güzel gören güzel düşünür ve güzel düşünen de güzel yaşar…

O zaman her iki dünyamız da, güzelliklere ev sahipliği yapar…

İnsanların hayat bültenlerinin peşinde koşmak, dedikodu hammalığıdır…

Bu da dinimiz de en büyük günahlardan birisidir, tövbesi yoktur…

Konunun muhatabı ise hakkına girip zanda bulunduğunuz kişidir…

Allah’u Teâlâ bu durum da; kulla kulun arasından çekilip affını kulunun insiyatifine bırakmıştır…

Uzaktan yargıladığimiz hayatların içeriğini bilmiyoruz, yaptığı günahtan haberimiz olur da, ettiği tövbeden haberimiz olmaz ise o zaman halimiz nice olur?..

Zanda bulunup kırdığımiz kalbî, kalbi inşa eden seviyorsa?..

O zaman eyvah eyvah!!!

Maalesef ki; Kendi derdi boyunu aştığı halde, boyunu aşan sözlü ve fiili hadsizlikle insan olmayı becerememek ise gaflettir…

Statüsü, fiziksel görüntüsü cezbedici ve dünyevi olsa da, Yaradılana, yaradandan dolayı saygısı olmayanın, hayattaki güzellikleri katalogtaki yapay görsellik kadardır…

Eleştirmeyi değil, taktir etmeyi huy edinmiş insanlar; hayatta başarılıdır, mutludur, huzurludur…

Olumlu eleştiri yapıcı iken, olumsuz ve art niyetle yapılan eleştiri ise yıkıcıdır. Bu durum da kazanıma değil kayıplara neden olur…

Başkalarının hayatlarının muhbiri olmayın!..

Manevi olarak boş duranı şeytan doldurur, kendini pozitif olarak geliştirmekle meşgul ol ki?..

Kimse kimseye yükte streste olmasın…

Kendi eksiklerini, hatalarını başkalarına yaftalamaya çalışan insanların alt yapıları koca bir boşluktur…

Kara delikte ki boşluğu ise manevi hastalıklar olan; yalan – dedikodu -kibir- iftira – ego – riyakarlik – hırs gibi kul hakkına giren günahlar doldurmaktadır…

İnsan insana ya derttir! yada şifa…

Şifa olamıyorsak dertte olmayalım.
Başkalarının dertlerinden keyif alanlar, mutsuzluktan nemalananlar, insanî değerlerini yitirmiş demektir…

Huyca güzelliği olmayanın, yüzdeki güzelliğinin hayattaki ederi ise, maskeli baloda kalma süresi kadardır…

Eğitim aile de başlar tezini sonuna kadar savunuyorum…

Avam bir ortam da büyüyen çocuktan akl-ı selim birey olmasını beklemek sadece hayal kırıklığıdır…

Kendini kişisel gelişim olarak tamamlayamamış ebeveynler, çocuklarına manevi kirliliklerini genetik miras olarak taşırlar…

En güzel miras, güzel ahlâktır…

Er kişi işine bakar,
Herkes kendi işine ve içine baksın!

Selâm ve saygıyla Vesselam…( FT )✍️

Filiz TOKLU

YORUMLAR (10)

  1. Sefer diyorki:

    Agzınıza kaleminize sağlık İnsan ayna gibidir neyi yansıtırsa onu görü fakat ana karakter kendisi oldugunu unutur onun için hep karşı tarafı eleştirir başaksını araştırmaktan konuşmaktan kendini görmez

  2. Handan Beşli diyorki:

    Yüreği Güzel Kardeşim, çok güzel kaleme almışsın. Emeğine sağlık. Selam ve Sevgiler.. 🌺

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL