Köşe Yazıları

İç Karanlığı

İç Karanlığı

Bazen “çaresizlik” denilen ve sebebi tam olarak izahı yapılamayan bu kavramla karşılaşırız.

Çaresizlik…

Yani çok bir şey yapamamak.

Bazen kanunlar, bazen töreler, bazen maddi imkansızlıklar, bazen fiziki şartlar, bazen tecrübe eksikliği bize engel teşkil eder.

Birini aşsanız diğeriyle karşılaşırsınız.

İşte o zaman bir bıkkınlık, bir yılgınlık alır yerini. Artık hiçbir şeyin önemi olmadığını düşünmeye başlarsınız.

Sonra okuduğunuz bir yazı, dinlediğiniz bir kıssa, umutlarınızı yeşertir yeniden.

Yeni umutlar, yeni hayaller…

Güçlükler her zaman vardır…

Yine bir takım zorluklarla karşılaşırsınız. Hatta bu sefer daha büyükleri bekler bu zorlukları. Hastalıklar ve yaşlılık gibi.

Ne takatiniz yeter yapmayı düşündükleriniz için, ne sağlığınız eskisi gibidir. Ne de fiziki gücünüz.

Eskilerin çok şeyden el etek çekmesine dair konuşmalar moralinizi bozar. Yazılı ve görüntülü basında yeni kan, yeni heyecandan bahsedilir. Tekrar bir umutsuzluk kaplar içinizi. Çünkü destekçileriniz azdır.

Her geçen zaman hem biyolojik, hem de psikolojik olarak aleyhinize dönmeye başlar. Tecrübe ile yaşlılık karıştırılır. Gençli ile enerji yan yana getirilir. Sonunda ne yapacağınızı bilme bir ruh hali taşırsınız.

Hayat bu minval üzere devam ederken siz artık kesin olarak yapılmasını hayal ettiğiniz ne varsa ardınızda bırakırsınız.

İçiniz kararır. Aslında içinizi bir yerden sonra kendiniz de karartmış olursunuz.  Düşünceler, muhakemeler, mukayeseler derken bazı şeylerin olmayacağına karar verirsiniz.

Hiçbir “İç karanlığı” başka karanlıklara benzemez. Güneş her karanlığı aydınlatır ama iç karanlığına çaresi yoktur.

Herkesin halini ciddiyet ve samimiyetle gözden geçirip neyi yapıp yapamayacağına karar vermesi gerekiyor.

En azından elinizden gelen bir şey vardır. Bu “şeylerin”  fevkalade şeyler olması gerekmez. Her şey değerlidir. Yeter ki ondan sabır, emek, bilgi ve tecrübem olmuş olsun.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL