Köşe Yazıları

HAYALLERE SINIR ÇİZMEK

HAYALLERE SINIR ÇİZMEK

 

Altmışlı yıllarda okula başladığımızda sınıflarımızda “Mevsimler şeridi”  vardı…

Mevsimler şeridinde, dört mevsimi temsil eden birer temsili resim konulmuş ve her resmin altına o mevsime ait aylar yazılmıştı…

Hem sınıfı süslemeye yarayan, hem de bilgilendirici olduğu düşünülen bu uygulama zaman sonra kaldırıldı…

Ben çocuk muhayyilemde her mevsimi üç aydan ibaret sanırdım. Evet, ülkemizde dört mevsim yaşanıyordu ama her mevsim sadece o aylardan ibaret miydi?..

Mevsim şeridinde bulunan mevsimler sırasıyla; sonbahar, kış, ilkbahar, yaz olarak adlandırılmıştı…

Eylül, Ekim, Kasım Sonbaharı; Aralık, Ocak, Şubat kışı; Mart, Nisan Mayıs ayları İlkbaharı; Haziran, Temmuz, Ağustos ise yaz aylarını temsil ediyordu…

Mevsim şeridindeki ilk mevsimin sonbahar oluşu, okulların Eylül ayında açılmasından dolayı olduğundandı belki…

Sonbahar sararmış yaprakların çok olduğu yarı hüzünlü bir mevsimdi…

Kışın sembollü kar, ilkbahar ise yeşili ve çiçekleri bol olarak gösteriliyordu…

Yaz mevsimini ilkbaharla karıştırırdım hep…

Bu tablo hangi bölge esas alınarak hazırlanmıştı bilmiyorum…

Ben Doğu Karadeniz’de yaşayan biri olarak mevsimleri temsil eden ayların mevsim şeridine uymadığını düşünürdüm hep…

Bize göre soğuk olan her ay kışa dâhildi. Yani kasım, Aralık, Ocak, Şubat, hatta Mart’ın bir kısmı kış gibiydi…

Çünkü bu aylarda üşüyorduk…

Kar yağmış, yağmamış ne fark ederdi…

Mademki üşüyorduk öyleyse kış gelmişti…

Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları yaz gibi geçiyordu bölgemizde…

Yani eylül sonbahara dâhil değildi…

Sonbahar; Ekim ve Kasım ayının ilk yarısı kadardı…

En anlamsız veya tanımsız mevsim ilkbahardı…

Havalar bir ısınır, bir soğurdu…

Bazen güneşli, bazen yağışlı olurdu…

Bulutlu ve kapalı zamanalar çoktu…

Yani mevsimler şeridindeki gibi değildi…

Fotoğraf olarak ilkbahara benzese de kış ve yaz arasında gidip gelen kararsız bir hali vardı…

Sadece mayıs ayı ilkbahar özelliği gösteriyordu…

Daha sonra bu şerit kaldırıldı sınıflardan…

Bizim de hayal gücümüz sınırlanmamış oldu…

Çünkü bu tasnif yanlıştı…

İnsan hangi ayı nasıl hissederse o olmalıydı…

Hayallere sınır çizmek uygun değildi…

Mevsimler, köylerde hakkıyla yaşanıyordu…

Şehrin baharı çiçek kokmuyordu mesela…

Her gününüz ve ayınız gönlünüzün istediği gibi olsun. ..

Zeki ORDU

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL